Alemdar Yalçın Biyografisi
8 Mayıs 2009 - Yazar: admin - Yorum yok
DSP’de sürpriz başkan Prof. Alemdar Yalçın
DSP’de Genel Başkan adayını belirlemek için dün kurucu genel başkanı Rahşan Ecevit’in evinde 25 il başkanı ile düzenlenen toplantıdan çıkan sürpriz isim, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alemdar Yalçın oldu.
Bir grup il başkanının önerdiği Yalçın için Rahşan Ecevit de “Sevdiğim, güvendiğim bir isim. İtirazım yok” dedi. Prof. Yalçın’ın, bugün basın açıklamasıyla adaylığını kamuoyuna açıklaması bekleniyor. “Ulusal Danışmanlar Kurulu” üyesi olan Yalçın, Ecevit’in Başbakanlığı döneminde de Alevilikle ilgili çalışmalarıyla kendisine destek vermişti. Ecevit’in isteğiyle Toplumsal Kalkınma Projeleri Merkezi’ni kuran yalçın, Ecevit’in arşivinin düzenlenmesi çalışmalarına da katıldı. 17 Mayıs’ta yapılacak olağanüstü kurultayda genel başkanlık için Yalçın, eski bakanlar Masum Türker ve Tayfun İçli ile Parti Meclisi üyesi Serdar Savaş ile yarışacak. Kulislerde Zeki Sezer’in de yeniden aday olabileceği de konuşuluyor.
Yazının Devamını Oku »
10:01 | Kategoriler: Siyasetciler | Yorum yok
|
Ertuğrul Gazi ‘nin biyografisi
12 Mart 2009 - Yazar: admin - Yorum yok
Osmanlı Devletinin kurucusu olan Osman Gâzinin babası. Oğuzların Bozok koluna bağlı Kayı boyundan Süleyman Şahın oğludur. Cengiz’in İslâm memleketini talan ettiği sırada babası, Selçuklu topraklarında yaşamak üzere kabîlesiyle berâber ülkesini terk etmiş, Amu Deryâ’yı geçip, Oğuzların yoğun olduğu Ard havzasına gelmişti. 1220’lerde Horasan’ın kuzey sınırına, oradan Karakum Gölünün güneyine, oradan da Merv yoluyla Ahlat’a ulaşmıştı. Moğol ateşinin Doğu Anadolu’yu da sarması üzerine kabîlesine daha uygun bir yer arayan Süleyman Şah, Rakka civarında Ca’ber Kalesi yakınında Fırat Nehrinden geçerken boğuldu.
Babalarının vefâtından sonra, Ertuğrul Gâzi kabîleye reis seçildi. Ağabeyleri Sungur Tekin ve Gündoğdu, kendilerine tâbi kabîle mensuplarıyla berâber Ahlat’a geri döndüler. Ertuğrul Gâzi ise, kardeşi Dündâr Beyle berâber batıya hareket etti.
Sivas yakınlarında konakladıkları sırada Selçuklu ordusu ile büyük bir Moğol birliğinin savaşına şâhid oldular. Selçukluların yenilmekte olduğunu görünce, yiğitlik ve mertlik esaslarına göre, kuvvetleriyle onların yardımına koşan Ertuğrul Gâzi gâlip gelmelerini sağladı. Bunun üzerine Selçuklu Devletinin hükümdârı bulunan Sultan Alâeddîn, Ertuğrul Gâziye iltifât ederek hil’at gönderdi ve Ankara yakınındaki Karadağlar mıntıkasını ıktâ olarak verdi (1230). Ertuğrul Bey, bir müddet burada kaldıktan sonra, oğlu Savcı Beyi Konya’ya gönderince, Bursa ile Kütahya arasındaki Domaniç Dağları yaylak, Söğüt ile Karacaşehir kışlak olmak üzere kendilerine verildi. Bunun üzerine Ertuğrul Gâzî aşiretiyle berâber gelip, Söğüt ve Domaniç’e yerleşti. O civarlarda oturan Afşar (yâhut Alişar) ve Çavdar aşîretlerinin etrâfa verdikleri zararlara mâni oldu. Hıristiyan tekfûrlarla da iyi geçinmeye dikkat etti. Adâleti, halka olan iyi muâmele ve yardımları o kadar çoktu ki, Hıristiyan tebaa bile kendisini sevip sayıyordu. Ertuğrul Gâzinin günden güne kuvvetlenmesi Karacahisar tekfûrunu kendisine cephe almaya yöneltti. Bunun üzerine Ertuğrul Gâzi Konya’ya giderek Sultan Alâeddîn’i bu hisarın fethine teşvik etti ve berâberce gelerek Karacahisar’ı kuşattılar. Moğolların Konya Ereğlisi’ni kuşatması üzerine, Sultan Alâeddîn geri döndü. Ancak Ertuğrul Gâzi muhâsaraya devâm etti. Bir müddet sonra kaleyi fetheden Ertuğrul Gâzi, tekfûru ve diğer esirleri kardeşi Dündar Gâzi ile birlikte Konya’ya Sultan’a gönderdi.
Ertuğrul Gâzi, Selçuklu Sultânı Alâeddîn’in vefâtına kadar altı sene etrâfın fethi ve İslâmiyetin yayılması için bütün gayreti ile çalıştı. Sultânın vefâtından sonra, Selçuklu hükümdârları arasındaki taht ve taç kavgalarına karışmayarak Söğüt uç bölgesinde tekfûrlarla mücâdeleye devâm etti. 1281 yılında 92 veya 96 yaşındayken Söğüt’te vefât ederek oraya defnedildi.
Ertuğrul Gâzi, çevresinde bulunan beyliklerden devletlerin durumlarını ve siyâsî şartlarını gâyet iyi değerlendirirdi. Komşuları ile dâimâ iyi geçinerek aşîret ve tebaasını güçlü bir durumda huzûr ve râhat içinde yaşattı. Çok cömert olan Ertuğrul Gâzi, fakirlere, düşkünlere dâimâ yardım ederdi. Yarım asır adâletle idâre ettiği bölgede Hıristiyanlara da İslâmiyeti sevdirdi.
Ertuğrul Gâzinin ölümünden sonra, küçük oğlu Osmân Gâzi, kavim ve kabîlesinin reisi oldu. Osman Beyin bağrından çıkarak denizleri, diyarları, kıtaları ve ülkeleri muhteşem dalları arasına alacak olan çınarın kökü toprağa yayılmaya başladı. Öyle ki, bu çınarın gölgesi altında bütün insanlık, Asr-ı Saâdetten sonra, bir daha görüp hayâl edemediği bir şekilde tam altı asır yaşadı.
Yazının Devamını Oku »
10:01 | Kategoriler: Osmanlı Padişahları | Yorum yok
|
Zeynep Sağdaş biyografisi
6 Mart 2009 - Yazar: admin - Yorum yok
9 / 11 / 1983 yilinda Ankara’da dogdu. Saint-Benoit Fransiz Lisesi’ni bitirdikten sonra, Bilgi Universitesi Sahne ve Gosteri Sanatlari Yonetimi Bolumu’ne girdi,halen ögrenimini sürdürmekte.
Profesyonel olarak 15 yasindan beri sahneye cikan Zeynep Sagdas, Blues, Soul, R&B, Rock, Pop gibi bir çok türde sarkilar söyledi.
Overground müzik piyasasina girmesi ise 2002 senesinde Soner Arica’nin “Askla Oldu” adli Best Of ’ uyla oldu.
Bu albümde Okan Bayülgen, Hakan Altun, Yasar gibi isimlerin yaninda duet sarkici olarak yer aldi.
Bunu Akatay Project’in, Avrupanin bir çok ülkesinde piyasaya çikmis olan “Destbedest” adli albümünde Fransizca bir parça seslendirmesi izledi.
Melih Kibar , Ercüment Vural ve Fuat Güner (MFÖ) gibi Türkçe müzigin önemli isimleriyle çalisti ve ayni zamanda birçok pop albümünde vokalist olarak yer aldi.
Yazının Devamını Oku »
10:01 | Kategoriler: Sanatcılar | Yorum yok
|